20.YIL    
30.Ekim.2017  |   704 Görüntülenme    |      |  


 20.YIL

 

Bundan tam 20 yıl önce, 30 Ekim 1997 'de ilk görev yerim olan Ayrancı'ya Hakim olarak atandığımda daha önce hiç gitmediğim, hatta adını bile duymadığım bir yere gitmenin heyecanı içerisindeydim. Bu heyecanı yenmek, görevime bir an önce başlamak adına Ankara'dan Ömer eniştem ile birlikte yola çıktık. Karaman istikametinden Ereğli'ye doğru giden yol üzerinde yer alan Ayrancı ilçesini fark etmeden geçtiğimizi, ilçenin çıkışına vardığımızda anladık. Tekrar geri dönüp Adliyeyi sorduğumuzda yerini tarif ettiler. Bir düğün salonunun üst katında portatif merdiven ile çıkılan bir adliye binamızdı. Belki de Türkiye'de portatif merdivenin kullanıldığı tek adliyeydi.

Ayrancı'da betonarme ve kaloriferli ev olmayınca 38 km uzaklıktaki Ereğli'de ev tuttum ve 3,5 yıl bu şekilde Ayrancı'ya gidip gelerek görev yaptım.

1988 yılında liseyi bitirdikten sonra 2011 yılına kadar 23 yıl süresince bir şehirde 3 yıldan fazla kalma fırsatı bulamadım. Bu süre içerisinde Karaman'ın Ayrancı ilçesinden sonra, Rize-Çamlıhemşin, Muğla-Datça, Tokat-Zile, Van ve Balıkesir'de görev yaptım. Her görev yaptığımız yeri sevdik ve samimi dostluklar kurduk. Devlet memuru olarak çalışmanın bir çok zorluğu olmasına karşın, Türkiye'nin birçok yerinde dostluklar edinmek, o yörelerin kültürünü yaşamak, doğasını keşfetmek de ayrı bir güzellikti.

Hakim olarak göreve başlayıncaya kadar hayat, hep bir şeyin peşini kovalamayla geçti. Öğrenim süresince biran önce liseyi bitirmek, üniversitede iyi bir bölüm kazanmak, üniversitede iyi bir eğitim almak ve süresinde üniversiteyi bitirmek, hakimlik sınavını kazanmak, hakimlik stajını en iyi şekilde yapıp biran önce göreve başlamak amaçları doğrultusunda çaba sarf ettim. Hakim olduktan sonra biran sanki artık daha yapacak veya ulaşacak hedef yok gibi kendimi hissettim ancak Ayrancı'da birlikte çalıştığım C.Savcısı değerli insan Erkal Özkan, hakimlerin çıkardığı işlere göre terfiye tabi olduğunu, her terfi döneminde 40 iş geçirilmesi gerektiğini, eldeki dosyaların belli bir oranının çıkarılması gerektiğini, bunun sağlanamaması halinde mesleki terfinin gerçekleşemeyeceğini söyledi. Staj döneminde bu hususlarla ilgili yeterli bilgi edinememiştim.Bundan sonra da artık hakimlikte de belli hedefleri kendime belirledim.

Ayrancı'da müstemir yetkiyle baktığım Sulh Ceza Mahkemesinin derdest dosyalarının tamamını karara çıkardık. Çamlıhemşin'de müstemir yetkiyle baktığım Kadastro ve Asliye Ceza Mahkemelerindeki derdest dosya sayısını 3'er dosyaya düşürdük. Sulh Hukuk Mahkemesinin derdest dosyalarının tamamını da karara bağladık. Datça'da, 5237 Sayılı TCK 'nın yürürlüğe girmesine karşın Asliye Ceza Mahkemesinde derdest dosya sayısını 120 'ye kadar düşürdük.

Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak atandığım Zile'de, derdest dosya sayısını 60'a düşürdük. Van'da, 6 ayda 450 karar verdik. 9 ayda 600 karar verdik. Balıkesir'de, son 3 yılda 1.Bölge Ağır Ceza Mahkemeleri arasında iş oranı açısından Türkiye birincisi olduk.

Sevgili oğlumuz Aslan Datça'da, sevgili kızımız Zile'de ve sevgili oğlumuz Hakan Balıkesir'de görev yaparken dünyaya geldiler. Bir bakıma memleketleri de buralar oldu.

Bir an bu 20 yıl süresince meslek dışında beni en çok etkileyen ne oldu diye kendime sorduğumda aşağıda belirteceğim hususu siz dostlarımla paylaşmak isterim.

Van'da, 2009 yılında göreve başlayış yaptıktan hemen sonra yıllık iznimizi geçirmek üzere ailece Trabzon'a gitmiştik. İzin bitimi 30 Eylül'de Van'a gitmek üzere sabah erken saatlerde Trabzon'dan yola çıktık. Zigana geçidine gittiğimizde kar nedeniyle zincirsiz araçların yola çıkmasının uygun olmadığını aracı durduran polis memuru bize söyledi. Ben görevli polise durumu anlattım ve Van'a gitmem gerektiğini söyledim. Görevli polis, "isterseniz yola devam edin ancak kar lastiğiniz olmadığı için yolda kalırsınız, ilerde çok kar var" şeklinde söyledi. Araçta iki küçük çocuğum da olduğundan tekrar geriye döndüm ve kar lastiği alarak yola devam etmeye karar verdim. Ancak Trabzon'da henüz kış gelmediğinden lastik bayileri henüz kar lastiği getirtmediklerini belirttiler. Bayağı araştırdıktan sonra bir lastik bayisi bir şekilde 4 tane kar lastiği buldu, bulunan kar lastiklerini arabaya taktırdık ancak gün öğleyi geçmişti. Annem o saatten sonra yola çıkmamızın uygun olmadığını, Van'a ancak gece yarısı gidebileceğimizi, yolda terör eylemlerinin olabileceğini, araçta çocukların olduğunu belirterek, ertesi gün yola çıkmamızı söyledi. Ben her ne kadar yola çıkma taraftarı isem de, söylenenin doğru olduğunu ben de kabul ettim. Tekrar eşyalarımızı eve çıkardım. O gün de çok bunalmıştım. Hatta o zaman da meslekten ayrılmayı avukatlık yapmayı düşündüm ancak annem hayatın zorluklar taşıdığını, bu zorluklara katlanılması gerektiğini, görev yerime gidip çalışmamın doğru olacağını bana söyledi. O gece evde kaldıktan sonra ertesi sabah erkenden Van'a gitmek üzere yola çıktım. Ertesi gün dahi Zigana Geçidi ve Gümüşhane'de oldukça kar vardı. O zaman iyiki bir gün önce yola çıkmamışız, yoksa yolda kalıp çoluk çocuk perişan olacaktık diye düşündük. Akşam vakti sorunsuz bir şekilde Van'a varmıştık.

Geriye dönüp baktığımda, hayatımın 20 yılını, gençliğimi bu meslekte geçirdim. Çoğu zaman işim, özel hayatımdan, ailemden önce geldi. Çocuklarım küçük olmasına karşın onlara yeterli zaman ayıramadım. Mesai bitimi işten ayrıldığım çok azdır. Genellikle akşam yemeklerini eşim ve çocuklarım yemek yedikten sonra yanlız yedim.Genellikle hafta sonlarının en az bir gününü adliyede geçirdim. Şimdi, bu kadar özveriyle çalışmanın doğruluğunu sorgular hale geldim. Geçen ay SGK'dan ne zaman emekli olabileceğimin sorgulamasını yaptırdım. Maaş almaksızın yaklaşık 2 yıl sonra emekliliğe hak kazanacağımı öğrendim. Mesleğe başlamamın 20.yılında bu duygular içersindeyim.

Herşeye rağmen görev yaptığımız tüm yerlerde güzel dostluklar edinmek bizleri mutlu etti. Fırsat bulduğumuzda ailece önceki görev yerlerine gidip oradaki dostlarımızda buluşma gayretindeyiz. Van dışında tüm görev yerlerine, oralardan ayrıldıktan sonra birden çok kez gitme fırsatı bulduk. Van'a da 2 yaşındaki küçük oğlumuz biraz daha büyüdüğünde en kısa sürede gitme arzusundayız.

Bu vesileyle, hayatımıza giren tüm dostlarımıza selamlarımızı sunarız. 

Siz de Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?

Ad Soyad
Email
Yorum


adnan kiraz   [email protected]   02.11.2017

ne mutlu görevini hakkıyla ve özveri ile yapanlara ,siz bu kriterlere uyan nadir insanlardansınız ,allah yolunuzu açık etsin sayın Reisim sizin gibi insanları tanımak bizim için bir onur dur..

YALKIN BAYKARA   [email protected]   31.10.2017

20 sene önceki o günler gözlerimde canlandı. Ne güzel günlerdi . Sen, ben ve Yılmaz o günleri ne güzel geçirdik. Bir de Nihat abiyi de unutmamak lazım .😃

Cem Yusuf AYAYDIN   [email protected]   31.10.2017

Başarılarınızın daim olmasını Cenabı Allah'tan diliyorum. Siz tanımak güzeldi... Hayatınız boyunca başarılar ve mutluluklar dilerim...

Asena Biçer Bayrak      31.10.2017

Başkanım sizi tanimis ve birlikte calismiz oldugumuz icin ksndimi cok şanslı hissediyorum. Beyefendiliginiz, caliskanliginiz, dostlugunuz ve hukukculugunuzla meslegimizin yuz akı nadide insanlardansiniz. Allah basarilarinizi daim etsin.

Ayşe Bacak      31.10.2017

Sizin gibi hem görevinde başarılı, hem sosyal hayatında böyle sevilen böylesi saygı duyulan hemde sonderece mutevazi bir hemşehrimiz olduğu için ve sizi ve ailenizi ailecek tanidigimiz için çok mutluyuz. Başarılarınızın devamını dilerim .

İhsan ÖN   İ[email protected]   30.10.2017

Başarılarınız daim olsun sayın hemşerim.Nice 20 yıllara

Mustafa Bekiroğlu   [email protected]    30.10.2017

Sizde bizim hayatımıza giren kıymetli Hemşerimiz olarak ailece sizi tanıdığımıza çok mutluyuz. selâm ve muhabbetle

ismail AKTAŞ   [email protected]   30.10.2017

Nasil soylesem anlatsam bilmiyorum.Ama kisaca sizin gibi bir insani tanidigim icin kendimi cok sansli hissetiyorum.cok basarilisiniz.basarilarinizinda devam etmesi beni bir koprubasili olarak gururlandiriyor sevindiriyor.bundan sonraki gorevlerinizde basarilar diliyorum.saygilarimla.

Yılmaz balcı   [email protected]   30.10.2017

Abi ne mutlu sana ve ailene. Mevlam ağız tadınızı bozmasın inşaallah. Saygılar sevgiler ve selamlar.

İsmail kaya   [email protected]   30.10.2017

Cenabı Allah nice yıllar daha başarılarının devamını nasip eder ve gönlünüzce sevdiklerinizle beraber yaşamayı nasip eyler inşallah, sizinle gurur duyuyoruz sayın Fatih bey.

ERKAN TAŞKIN      30.10.2017

En kısa sürede Van a bekleriz başkanım. Sizi gerçekten özledik.

Ali kurnaz   [email protected] Com   30.10.2017

Fatih çiğim meslek hayatını okudum senin gibi bir arkadaşım olduğu için çok şanslıyım .inşallah emekli oldun mu Trabzon da sürekli görüşmek için zamanımız olur

Fatma melek yazici   [email protected]   30.10.2017

Allah nice 20 guzel yil daha nasip etsin. Benden 10 gun once goreve baslamissiniz...☺

nebahat tanrikuli   basarilarinizin devamını dilerim   30.10.2017

Merhaba fatih bey vani unutmamanız beni çok mutlu etti Iyi sizin gibi değerli insanlarla Tanıdım vana tekrar gelmemizi çoook isterim inşallah bir daha görüşmek nasip olur fatma anlama ve cocuklara selamlar Allah a emanet olun