Keser    
17.Kasım.2021  |   1226 Görüntülenme    |      |  


Keser, herkes için farklı bir anlam ifade eder ama benim, ailemin ve hatta yöremin kesere yüklediği anlam bildiğimiz keserin çok daha ötesinde.

Doğduğum ve çocukluğumun geçtiği Köprübaşı’nda o dönemde birçok ailenin geçim kaynağı el yapımı dövme keser üretimiydi. Küçücük bir çocukken ilk kez keserin taslak halindeki çelikten işlenmemiş halini görünce pek bir anlam verememiştim. Zamanla bu anlamlandıramadığım nesnenin birçok ailenin geçim kaynağı olduğunu öğrendim.

            Aslında bu zanaatın yöremizde nasıl geliştiği, insanların bu ustalığı nasıl öğrendiği hususu da ayrı bir araştırma konusu bence. Esasında bu el ustalığı Orta Asya’da atalarımızın en iyi yaptığını bildiğimiz bir iş. Ancak Anadolu’ya geldiğimizde zanaat ile uğraşanların çok azaldığı, hatta bazen tarım dışında bir işle uğraşılmadığı da bilinen bir gerçek. Her ne kadar bu işin Rum ustalardan öğrenildiği yönünde rivayetler var ise de ben bu zanaatın Orta Asya’daki atalarımızdan kalan bir zanaat olduğu kanaatindeyim,

Günümüzden 30-40 sene öncesine kadar ülkemizin keser ihtiyacının yarıdan fazlasının Köprübaşı’nda üretildiği söylenirdi. Bu somut verilere dayanan bir bilgi değil belki ama yaygın olan görüş bu yöndeydi. Başta Yağmurlu Mahallesi olmak üzere ilçemizdeki birçok evin bir kısmı veya evin yakınındaki küçük bir imalathanede keser üretimi yapılırdı.

Rahmetli babam keser yapmayı bilmese de keserden iyi anlardı. Gençliğinde 1950’li yıllarda birkaç yıl terzilik yapmış olsa da rahmetli Ayşe halamın eşi rahmetli Hafız Hüseyin Öztürk’ün yönlendirmesi ile keser ticaretine başlamıştı. Yöremizde üretilen keserleri Anadolu’nun birçok şehrine pazarlamaya başlamıştı. Zamanla büyükşehirlere özellikle Ankara, İzmir ve Konya’ya kamyonla toptan ürün pazarlardı. Babamla alışveriş yapanlar, oluşan karşılıklı güven sayesinde zamanla nakliye şirketleri, hatta kargo ile sipariş verirlerdi.

Babam bazen kendisi de taslak halinde keserleri satın alır, anlaştığı ustalara verirdi. Bu keser taslakları demir tellere bağlı olarak 15-20 civarında gelirdi. Çocukluğumuzda bu taslakları sayarak depoya koyar sonra da babamın anlaştığı ustalara sayarak verirdik. Hem zor hem de eğlenceliydi. Babam bu işi 50 yılı aşkın süre yaptı. Ayrıca kırtasiye dükkanımız da vardı. Annem de terzilik yapıyordu ama ana kazancımız babamın yaptığı toptan keser imalatıydı. Zamanla el yapımı dövme keser, fabrikalarda da üretilmeye başlandı ve artık el yapımı dövme keser ekonomik özelliğini kaybetti. Çünkü fabrika üretiminde maliyet çok daha düşüktü.

El yapımı keser üretimi, yorucu ve zor bir iş. Taslak halindeki çeliğe kızgın ateşte su verilerek ve kızgın ateşten çıkarılan kesere karşılıklı olarak iki usta çekiçle vurarak şekil verir. Sonra tekrar kor ateşe konulup tekrar su verilir ve yine büyük çekiçle karşılıklı dövülür. Aynı televizyonlarda izlediğimiz Orta Asya’daki eski Türkler gibi…

Keser üretimi ve pazarlamasında en zor iş ustalarındı. Asıl emek, alın teri onlarındı. Kızgın ateşin karşısında çekiçle çelik döverken akıtılan alın terinden daha kutsal kazanç, daha kutsal emek ne olabilirdi? Bizler onların alın teri ile başlayan keser üretimi ve ticareti sayesinde okuduk belli yerlere gelebildik. İsimlerini hatırladığım Memiş Usta, Cafer Usta, Remzi Usta, Cemal Usta, İbrahim Usta ve isim isim sayamadığım tüm keser ustalarına selam olsun, geçenlerde Memiş Usta Köprübaşı’nda rahmetli babamın yazıhanesine uğradı. Eski günlerden ve rahmetli babamdan konuştuk, gözlerim doldu. Babamdan bahsederken sanki gözlerinde babam vardı.

Yöremizde üretilen keserin pazarlamasını yapan ve rahmetli babamla bir nevi ticari rakip olmalarına rağmen çok iyi dost ve arkadaş olan isimleri de anmadan geçemeyeceğim. Öncelikle babamı keser ticaretine teşvik eden ancak sektörde fazla yer almayan rahmetli Hafız Hüseyin Öztürk dayımızı rahmetle anıyorum. Yöremizde üretilen keseri yöre dışına ilk pazarlayan Mehmet Kumbasar’ı, babamın yakın arkadaşı ve dostu Gazi İlyas Turhan’ı da rahmetle anıyorum, Yine aynı sektörde yer alan ve aile dostumuz Mehmet Karataş’a da hürmetlerimi iletiyorum. Onlar ticari rakip olmalarına rağmen çok iyi dostlardı.

Uzun bir döneme damgasını vuran, birçok ailenin geçim kaynağı olan yöremizdeki el yapımı keser üretimi sanayileşme ile birlikte maalesef bitme noktasına geldi.

Tüm keser üreticilerine ve pazarlamacılarına, alın teri ile geçimini sağlayan herkese selam olsun. Sağlıcakla kalın…




Sizde Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?

Ad Soyad
Email
Yorum


İsmail      17.11.2021

Reisim yazınızda belirttiğiniz Mehmet KUMBASAR'ın keser üretim atölyesi Sürmene'de bizim evin yakınlarında idi. Sizin yazınızı okuyunca ordan kulağıma gelen demir dövme sesleri ve önünden geçerken gördüğüm horlu alev ve çalışanların çekiçleri dövmesi aklıma geldi. Maziyi ve çocukluğumuzu hatırlattın. Teşekkürler.

H erdoğan      17.11.2021

O gunler yaşamış gibi olduk ölenlere Allah rahmet eylesin eline kalemine sağlık Allah yolunu açık etsin inşallah

Dursun Aksoy   [email protected]   17.11.2021

Emeğe dayalı iki mesleği dillendirmeniz bilmeyenlere kaynak olmuştur. Eline sağlık.

Yakup abanoz      17.11.2021

Rahmetli baban cok sevdiğim değer verdiğim bir büyüğümüzdü köprübaşinda yüce mevlam yerini nur mekanını cennet eylesin malesefki el yapımı hic bir şeyin yerini fabrikasyon ürünler tutmuyor şimdiki keserler iki civi cakmadan bozuluyor

Necati Akbulut   [email protected]   17.11.2021

Yüreğinize sağlık sayın Reisim,nasıl keser ham bir demir parçasıyken mahir ustalarımızın elinde şekillenip,etrafı dört dağla çevrili şirin İlçemiz Köprübaşından namı Ülkemizin dört bir yanına yayılıp markalaşmışsa bunda en büyük pay,hiç şüphesiz ki,merhum Babanıza aittir.Orta Asya'dan gelip ilçemizi Yurt tuttuğumuz günden beri,zor şartların ortaya koyduğu bir sonuç olsa gerek ki,mahir usların körüğünde şekillenen çelik gibi,İlçemizde de pek kaliteli Adamlar yetişmiştir.Bu minvalde de merhum Babanızın payı büyüktür. Sizlere sağlık ve afiyet,merhum babanıza da rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun.

Kamil Olgun   [email protected]   17.11.2021

Karadeniz insanının yaratıcılığının çok güzel bir örneğini yaşamış rahmetli Aslan amca..ruhu şad mekanı cennet olsun sizin gibi değerli evlatlar yetiştirdiği için ne mutlu ona...

Rüveyde Aksoy Kasım      17.11.2021

Yüreğine sağlık çok güzel bilgilendirici olmuş

ALİ TURAN   [email protected]   17.11.2021

Yüreğinize sağlık . Atasını, geçmişini unutmayan ve unutturmayan insanlar hep var olsun . Birçok şey de olduğu gibi sanayileşme ile yok oluş hikâyesi ama içinde özlemi ,sevgiyi , vefayı barındıran bir yazı . Yazan yüreğiniz incinmesin

Nihat yilma      17.11.2021

Öncelikle ahirete intikal eden büyüklerimize rabbim rahmet eylesin zanaatla ilgili güzel bir ani yi paylaşmak hatıraları ayakta tutan en duyarlı bir harekettir yeğenim ne yazık iki eski zanaatla r teknolojiye yanılıyorlar yapacak birşey olmuyor insanlari bile teknolojiye yenik dusurecekler ne yazik ki

Muhammet Atasu   [email protected]   17.11.2021

Zevkle okudum.. Sade ve akıcı olarak duygularınızı ve olayı izah ettiniz..Elinize sağlık...

Adil taşan      17.11.2021

Bende keserle ekmeğini kaznanlardanım bu alet benim hayatıma 13 yaşımda girdi onunla ayrılmaz ikili olduk çok şükür çocüklarımızi onunla büyütdük onunla okutduk keser benim için kutsaldır, Rahmetli aslan amcam birkaç defa bana keser hediye etmişti ruhu şaad olsun mekanı cennet olsun inşallah, Onu evlatları olarak sade siz deyil bende çok özlúyorum. Çok çok selamlar Allah'a emanet olun.

Harun Aydın      17.11.2021

Fatih Bey, tebrikler yazınızı okudum, beğendim.Bir edebiyat öğretmeni gözüyle baktığımda kaleminiz kavi geldi bana.Yazmaya devam ederseniz mazinin derelerindeki nice saklı hazineleri keşfedebilirsiniz.Bu Keser hakkındaki yazınızı inisallah hikâye modunda olay yazısına da uyarlayabilirseniz daha da lezzet alacağınız kanaatindeyim.Sonuç olarak yazınızı beğendim,elinize yüreğinize sağlık kesere yabancı olmayan ben istafede ettim.Nice güzel yazılar yazmanız temennisiyle ...

Fatih Aksoy   [email protected]   17.11.2021

İyi dileklerini ileten, yorumları İle paylaşımıma katkı sunan herkese teşekkür ederim.

Abdurrahman Beşer      17.11.2021

Dostum çok güzel anlatmışsın, kalemine sağlık.

Harun anaçoğlu   [email protected]   17.11.2021

Güzel bir anlatım 90 lı yıllarda Köprübaşı'nda okumuş biri olarak sadece faslanın hastanın yaptığı keserlere birebir şahit oldum. Üretiminin ne kadar zor olduğunu, her adımının bilgi ve güce dayandığını gördük. Hepsinin emeğine sağlık. El sanatları konusunda bizim anaçoğullarının da hatırı sayılır. bir sonraki makalenizde de bizden birisini yazarsınız inşallah

Ali Adanur      17.11.2021

Sayın Başkanım yazınızı bir çırpıda okudum kaleminize sağlık. Ben de çocukluğuma gittim. Bizim köyde de orak yapımı ön plandaydi. Keşke bu zanaat işleri devam edebilseydi. Yazınız vesilesiyle Babanıza ve isimleri geçip ebediyete intikal eden değerli büyüklerimize Allahtan rahmet diliyorum.

Ali AYDIN      17.11.2021

Rahmetli Aslan amca keser ticaretinin yanında Trabzon'a gelen bürokratlara ve ziyaret ettiği önemli kişilere isimlerinin yazıldığı keser hediye ederdi. Yazınız çok güzel. Tebrik ederim.

Ömer AKSOY   [email protected]   17.11.2021

Öncelikle selamlar Her insanın hayatında iz bırakan ince ayrıntılar vardır.Bunları yakalayıp dile getirmek çok güzel.Küçük,sıradanmış gibi görünen şeyler insanların hayatında büyük değişiklikler yapar.Önemli olan farkına varmaktır.Ben de geriye dönüm bir yokladım.Tüm ölmüşlerimize rahmet,sağlara esenlikler dilerim.Çok güzel yazı

Rızvan KADI   [email protected]    17.11.2021

ilçemizin geçmişten geleceğe yöresel el yapımı Keser ve yapımını ve bu işten ekmek yiyen insanların rakip olmalarına rağmen ticarî ahlâklarını çok güzel özetlemişsiniz Kalemine sağlık sn Başkanım

Hasan uzun      17.11.2021

İyi tespit yapmışsın abim eline yüregine saglık??

Rüveyda Aksoy Kasım      18.11.2021

Ölmüşlerimize Allah dan rahmet diliyorum

Adem Kurkut      18.11.2021

Yaylada rüzgar eser. Duman görüşü keser. Yazdığınız bu bu keser. İnan çok güzel eser. Sayın başkanım emeğinize sağlık. Geçmişini unutan geleceğe umutla bakamaz. Nereden gelsiğimizi hatırlatan bir yazı olmuş.

Muhammet serdaroğlu      18.11.2021

Malesef günümüzde alınterinin kutsallığı ve arkadaşlıktan öte dostluğun kıymeti bilinmez oldu.selam olsun o günlere

Osman Yazıcı      18.11.2021

Zevkle okudum başkanım. Günumuzde bu tür el sanatlarının ve ustalarının kaybolmaya başlaması ne yazıktır çok üzücü. Sürmene bu türden ustalara öncülük etmiş bir yerleşim. Eskimeyen keser hala ustalarımizin ekmeği olmaya devam ediyor. Bu vesileyle Rabbım tüm olmuslerimize rahmet eylesin amin.

Yurdakan Yıldız   [email protected]    18.11.2021

Çok değer verdiğim abiniz Hüseyin beyle başbakanlık döneminde beraber çalıştığımız zamanda rahmetli babanız Aslan amca birkaç kez ziyaretimize geldi hatta bir geldiğinde bize keser de getirmişti keser benim adımı da yazdırmıştı hala saklarım o keseri gördükçe de rahmetli babanızı rahmetle anarım yazıda çok güzel olmuş gerçekten bunlar elemeği Göznuru keşke halen bu sanatlar devam edebilse saygılar

osman paşa Demirci      18.11.2021

Değerli başkanım o kadar güzel yazmışsinki bir Köprübaşı ve keserimizi çok iyi anlatmışsın Rahmetli ASLAN AKSOY amcamın çok iyi bir dostuda Babam Hacı Zekeriya DEMİRCİ rahmetli amcam Sami DEMİRCİ eskiden o güzel dostluklara gıpta ile düşünmemek elde deyil,Babam Almanya'dan geldimi ilk söylediği şey ASLAN abinin yanına uğramam lazim derdi ve onların dostlukları gerçekten taktire şayandı hem Babam hem amcam çok iyi usta idiler

Ekrem Altıntaş   [email protected]   18.11.2021

Çok güzel bir yazı olmuş başkanım yüreğinize sağlık. Rahmetli dedim keserin düğdüsünü her yere vurmayın bozulur derdi??

Fatma Uzun   [email protected]   18.11.2021

Keser ile geçimini sağlayan bir ailenin kızı olarak çok güzel çok anlamlı bir yazı keser ustası babam Yusuf Uzun da şu an yanımda bu anlattıklarınızin hepsini biliyor kişileri tanıyor bir an o da geçmişe döndü size selam söylüyor başarılarınızın devamını dilerim

Yusuf Aksoy   [email protected]   18.11.2021

Çok güzel anlatmışsın fatih bey bende bir keser ustasının oğlu olmaktan gurur duyuyorum bu vesileyle babam Bayram Ali Aksoy ve tüm yaşayan ustalara selam eder ölenlere de yüce mevladan rahmet dilerim selamlar

Nihat Bayraktar      18.11.2021

Çok güzel ağızda hoş tad bırakan bir yazı kalemine sağlık başkan.

Ömer Faruk İmamoğlu   [email protected]   18.11.2021

Fatih Başkanım yazıyı okudum. Öncelikle çok beğendiğimi ifade etmeliyim. İlçemizin çok önemli bir üretimini anlatırken Aslında bir farkındalığı da ortaya koymuşsunuz. Yazı, başlığı ile birlikte dikkat çektiği gibi konusu ve muhtevası itibariyle de küçük el sanatları üretimini, yöre insanının alınterini, emeğini vurgulamasıyla da ayrı bir güzelliği oluşturmuş. Bir başka husus, yöremizin Mümtaz insanı bu el sanatının ticaretini yapmakla birlikte tanıtımınının yapılmasında öncülük yapan ve üreticinin desteklenmesini sağlayan sevgili babamız Merhum Aslan Aksoy hatırlamak, anlatmak bu konu içerisinde vurgulamak yazıyı daha da güzelleştirmiş. Her işinizde olduğu gibi böyle başarılı yazı ve çalışmalarınızın devamı dileğiyle, Kutluyorum.

Fatma Aksoy   [email protected]   18.11.2021

Çok kıymetli eşim, hayat arkadaşım, İyi bir eş ve mükemmel bir baba olmanın yanı sıra her işte olduğu gibi yazma konusunda da kendini kanıtlamış olman takdire şayan.Özellikle bir Türkçe öğretmeni gözüyle değerlendirdiğimde yazının başlığı kadar içeriği de oldukça etkileyici.Unutulmaya yüz tutmuş değerlerin hatırlanması ve geçmiş günlere duyulan özlemin bir nebze de olsa dinmesi açısından da çok değerli bir yazı. Bu vesileyle bu işe gönül vermiş başta rahmetli babamız Aslan AKSOY olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm ustalarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Kalemine, yüreğine sağlık.

Ayhan uzun   [email protected]   18.11.2021

Rahmetli babanızdan , rahmetli babamın aldığı el yapımı keser halen bizde ve kullanmaktayız. Ayrıca rahmetli Dursun Güzelyazıcı amca da aynı keserden bir kaç tane almıştı.

Müslüm Yulaf   [email protected]   18.11.2021

Geçmişte keser üretiminin ne kadar zor bir bir iş olduğunu, ne kadar güç bir emekle elde edildiğini ve o günkü emekçi büyüklerimizi çok güzel anlatmışsınız. Hepsine rahmetler diliyorum. Yazı akıcı olmuş, kutlarım.

Oktay Altunkaya      18.11.2021

Fatih bey. Yöremizdeki bir, sanat ve ticareti çok güzel bir şekilde kaleme almışsınız. Konuyu, bir senaryo ile hikayeleştirmişsiniz. Tebrikler.

Yusuf ziya çelikoğlu      18.11.2021

Üstadım o kadar haklısınızki. Maalesef sanatkar yetişmiyor artık Aslında bu konuta ciddi ciddi bir dikkat çekmek gerekiyor. Saygılar

Muhsin Kartalmış      18.11.2021

Değerli başkanım büyük dedemizi biz görmedik. Ama anneannemin anlattığına göre Balıkesir'e Trabzon Çaykara'dan elinde keserle gelip çoğu köye ustalığı ile ahşap buğday ambarı yapmıştır. Özellikle Karadeniz bölgemizin doğası gereği keserle münasebeti kaçınılmaz olmuştur. Yazınızın tarihi, ekonomik ve sosyal önemi büyüktür. Bu tür yazılarınız bizlere aydınlatıcı olacaktır. Saygılarımla

Metehan Babillioğlu   [email protected]   18.11.2021

Köprübaşı'nda bulunduğumuz yıllarda okula giderken demirci dükkanlarının önünde durur, ustaların ateşte ısıttıkları demiri karşılıklı döverek şekil vermelerini hayranlıkla izlerdim.

Abdullah Karaceylan      18.11.2021

Keyifle biraz da hüzünle okudum yazınızı değerli Reisim. Akıcı bir üslupla yazdığınız ve büyük bir emek vermiş olduğunuz bu yazınızı bir çırpıda okudum. Rabbim kaleminize güç kuvvet versin. Babanız özelinde, ahirete irtihal eden tüm geçmişlerimize de rahmet diliyorum.

Nuri Bilal ÖZ      18.11.2021

 "konuştuk, gözlerim doldu. Babamdan bahsederken sanki gözlerinde babam vardı.".. ebebiyat ve yazın dünyasıyla hemhal olmuş biri olarak, yazınızdaki bu pasajı tek bir kavramla ifade edeceğim; bamteli ve onda bıraktığı son yılların en güzel izleri..

Gülçin kasım   [email protected] hotmail.com   18.11.2021

Bende sevgili babanızı annemin çok sevip değer verdiği dayısı olarak, sizleride ailesine, değerlerine sahip çıkan verilen imkanları iyi bir şekilde değerlendirerek başarılı birer birey olarak biliyorum. Bu yazınızı keyifle okudum ve anneciğimin görüşlerinin haksız olmadığı kanaatine vardım. Sevgiler..

Gazi Mustafa YILMAZ   [email protected]   18.11.2021

Sayın Büyüğüm Etkili Bir Yazı Olmuş Çocukluğuma Gittim Bir Anda.. Evet Keser deyip Geçmemek Lazım Bizim zamanımızda başımızı sokacak evimizi o keser yapmıştı onun değeri başkadır şimdiki zamanda Herşey hazır oldu neredeyse, keser kullanılmaz oldu velhasıl bizi Çocukluğumuza eskilere götürdünüz Çok Sağolun İyiki Varsınız Selamlarımla Mustafa YILMAZ Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başdanışmanı Başbakanlık Engelliler Eski Danışmanı

Zihni Gür   [email protected]   18.11.2021

Sayın başkanım, teşekkür ederim.zaman ayırıp böyle güzel konuları bizlere aktardığıniz için. Rahmetli aslan amcanın bana da bir keser hediyesi olmuştur. Halen saklarım. Bu vesile ile tekrar aslan amcaya Allah'tan rahmet diliyorum.hatice teyzemin ellerinden öperim. Sizede saygılar sunuyorum.??

Yaşar Şentürk.   [email protected]    18.11.2021

El emeğinin alın terinin helal ekmeğin hikayesi bu .okurken burun kemikleriniz sızlıyorsa sizde o kömür karası ellerin ateşin başinda bir demir parçasının nasıl sanata dönüştüğünü hayranlıkla izlemiş şanslı kuşaktansınız.

Adnan   AYAR   18.11.2021

Geçmişi anımsatan çok güzel bir konuyu dillendirmişsiniz. Hatırlarım çocukluğumuzda Köprübaşı merkezde Liseye giden yolun alt kısmında baraka gibi yerlerin içinde demirci ustaları vardı. Çekiç sesi her taraftan duyulurdu. Kapkara dumanlar yükselirdi. Demirci ustalarının elleri ve yüzü kömür karasına bulanmış olurdu. Güneşli Mahallesi'nden adını yanlış hatırlamıyorsam Yusuf AKSOY vardı. Fasla Hasan UZUN dayı vardı. Rahmetli Hüseyin UZUN vardı.

Ali erdinc   [email protected]   18.11.2021

Aslında dünya;medeniyetini, ilmini ve bilimini Türklere borçludur.maalesef adeta iliklerimize kadar bizi bizden uzaklastirdilar...Bugün dünyaya her anlamda düzen veren ve bizi kontrol edenleri kontrol etmemiz gerekirken; kendi ozumuzden kültürümüzden uzaklaşıp; geçmişimizle yabancilastigimiz için her anlamda kontrol edilir hale geldik..Allah babanıza rahmet etsin .

TUNCAY USLU   [email protected]   18.11.2021

Rahmetli Aslan Amca çok sevdiğim, asil ruhlu örnek bir insandı. Hacı Teyze ve Sizler evlatları da öylesiniz.tabi ki. Kesere gelince, kesmeye, çakmaya , yontma ve sökmeye yarayan çok fonksiyonlu bir alet olması sebebiyle hepimizin hayatında ayrı bir yeri olmuştur. İnşallah keser üretim sanatı yok olmaz ve devam eder. Aslan Amcama vefatının yıl dönümünde Allahtan rahmet diliyorum. Selamlar, saygılar. Tuncay Uslu..

Gazi mehmet ayar   [email protected]    18.11.2021

Her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir bayan vartır oda çok değerli Hatiçe hocadır evlatlarını nasıl yetiştirmişse Köprübaşı bayanlarının yetişmesinde meslek sahibi olmasında çok emeği vartır Aslan abimize Allah rahmet eylesin annemize sağlık sıhhat huzur dolu bir yaşam dilerim

Ali Kersin      19.11.2021

Üstadım yazınızı okuyunca şöyle bir geçmişe gittim, unutulmuş el zanaatlerimizin geçmişden bugüne tekrar hafızalarımızda canlandırmış oldunuz, Aile olmanın gereği güven duygusu, geçim ve çevrenize iş aş anlamında faydalı olma ticaretin yazılı olduğu kadar söze güvene dayalı kuralları gibi birçok konuyu anlatan çok anlamlı yazınız için elinize ve emeğinize sağlık, Hayatta olmayan bize yol gösteren tüm büyüklerimizi yakınlarımızı rahmetle anıyor hayatta olanlara Sağlık ve sıhhat diliyorum selamlar...

Mesleha Kahraman      19.11.2021

Rahmet olsun ruhuna Aslan abimizin. Çok emeği var köprübaşı'nda

Hasan Murat ŞAHİN      19.11.2021

Geçmişle ilgili beni en çok etkileyen büyüleyen şey çocukluğum.Yalnızca ona baktığımda giden zamana üzülmüyorum.Çünkü onda bulduğum, geri döndürülemeyen değil de ortadan kaldırılamayan anılarımız diye düşünüyorum. Yazı içeriği ile birlikte bütün emekçilerimize alın teriyle kazanıp bizleri büyüten yetiştiren başta anne ve babalarımız olmak üzere üzerimizde emeği olan herkesi minnetle ve rahmetle yadediyor ve anıyorum. Kaleminize sağlık…

Recep GÜZELYAZICI   [email protected]    19.11.2021

O güzel yürekli ustalara selam olsun, geçimini alın teri ile kazanan, çoluk çocuğunu helal lokma ile besleyen ve bu zanaate gönül vererek ilçemize değer katan insanları anmak ve anlamak adına harika bir yazı olmuş teşekkürler.

Osman Demirci   [email protected]   19.11.2021

Demirci bir aileden geldiğim için bu hususta bir şeyler söylemeyi kendime vazife görüyorum Keser,Abdurrahman(usta) Ali(çırak,DEDEM) Demirci amca oğullarının Rum ustalardan bin bir güçlükle öğrenerek imalatına başladıkları en önemlisi öğrendikleri teknik bilgileri hiç kimseden esirgemeyerek yaygınlaşmasını sağladıkları sıcak dövme sanatıdır. Yangınlaşan keser imalatı 90’lı yılların ortalarına kadar ilçemize ekonomik olarak en fazla girdiyi saylayan sektör olmuştur.İlçemiz ekonomik olarak en ferah dönemi bu yıllarda yaşamıştır.İlçemiz kendi kendine fazlası ile yettiği için ekonomik nedenlerle göç olayı asgari düzeyde kalmıştır. Keser üreticileri gelişen ve değişen üretim ve ticaret şartlarına uyum sağlayamadığı için zamanla yerinde saymaya gerilemeye günümüzde ise tamamen mesleği bırakma noktasına gelmiştir.Bu noktada 90’lı yılların ortalarından sonra ilçemizde belediye başkanlığı yapmış büyüklerimizinde sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Benim gördüğüm başlıca hatalar 1)Markalaşmaya hiç önem verilmedi. 2)Arz talep dengesine dikkat edilerek ürün yelpazesi hiç genişletilmedi kazma Çapa çekiç bıçak vs vs.. aynı durum Fidanlı mahallemizdeki ahşap kaşık imalatçıları içinde geçerli ürün yelpazesini ihtiyaca göre mobilya imalatına kadar genişletmeleri gerekirdi. 3)Üretimden ticaret ve pazarlama aşamasına geçilemedi bunu başaranlar Koyuncular köyünden Abdullah-İbrahim Kanca kardeşler Yağmurlu köyünden Sait Demirci günümüzde çok büyük sanayici oldular Ekonomik olarak ilçemiz için çözüm önerim ilçemizden çıkan büyük siyaset ve bürokratların yardımını alarak ilçemize bir çağrı merkezi(çalışanlara ilçede ikamet zorunluluğu)bir de 500 kişilik açık ceza evi bu hususta yardım istenecek ilk kişi siz olabilirsiniz sevgili başkanımız, bunlar gerçekleşirse lokomotif gibi diğer sektörleri peşinden çeker. Saygılarımla,Ali Osman DEMİRCİ

Samet yanak   [email protected]   19.11.2021

Beni ve tüm okurları Karadeniz yöresinde olan sanat ve ustalıklara dair bilgilendirdiğiniz için kaleminize sağlık başkanım, Hatıratı akıcı bir şekilde okuyabilmeme olanak sağlayan anlatımınız çok güzeldi. Aslan Aksoy amcaya ve tüm ismi geçen merhumlara Allahtan rahmet diliyorum .

Selma yazıcı      19.11.2021

Tebrik ederim.güzel ve bilgilendirici yazıniz icin..keser sapsız olur mu? Keser yağmurludan...sapları guneşliden Saygılar

hamit özkan   [email protected]   19.11.2021

gerçekten duygulanarak okudum yazınızı.. ben Aslan amcayı sadece kitapçılıkla uğraşan birisi sanırdım keser meser gibi işler daha ziyade üstü başı kirli paslı ustaalrın yaptığı bir işti. ben, çocukluğumdan da hatırladığım gibi Aslan amca her zaman takım elbiseli kravatlı şık bir adamdı. keser vs gibi el aletleriyle 50 sene uğraşıp bu zarafeti koruyabilmesine çok şaşırdım mekanı cennet olsun

Yavuz Selim YAZICI   [email protected]   19.11.2021

Mednin başından sonuna gelinceye kadar kulağımda çocukluğumdan alışkın olduğum çekiç sesleri vardı.. Ne güzel anlatmışsınız.. Kaleminize ve yüreğinize sağlık..

Selim UZUN   [email protected]   20.11.2021

Yöremizin ekonomik bir değerini çok güzel anlatmışsın, kaleminize sağlık.

Kasım aydın      20.11.2021

Öncelikle bölgemizin değerlerine verdiğiniz önemden dolayı çok teşekkür ederim. Elinize yüreginize sağlık dövme keserle özdeşleşen sürmene köprübaşı bölgemizde kaybolmaya yüz tutmuş bir meslek oldu bu yazınızla geçmişe sanata duyan bir özlemimizi dile getirmiş oldunuz sağolun var olun.bölgemizi değeri olan aksoy ailesine selamlar.

Mehmet Aydın      20.11.2021

O güzel insan bir harikaydı rahmetli babama keser hediye etmişti ismi üzerinde yazılı yeri dolmayacak bir değer Köprübaşı ve Trabzon için ruhu şad olsun

Fatma Şensoy      20.11.2021

Benim rahmetli dedem ve dayılarımda Demirci ustasıydı Köprübaşında gittiğim zaman dayımın anlattığınız gibi kızgın demiri dövüp şekil verdiğini izlemiştim Beni tekrar o yıllara götürdünüz Kaleminize yüreğinize sağlık????

Kamil Hilmi Dedeoğlu   [email protected]   21.11.2021

Fatih bey,KESER’in geçmişteki öyküsü yazınızı ilgiyle bir solukta okudum..Yörenin unutulmaması gereken zanaatları anımsadım,filim şeriti gibi gözümün önünden geçtiler birer birer.. Büyükbabamın kiracısı Dedem Kemal Pulathaneli’nin Kunduracılar Caddesindeki mağazasında da bu keserlerin tele dizilmişlerinin satışını anımsıyorum,nedense keserlerin sapları,müşterinin seçimine ayrıca sunulurdu..Bahsettiğim mağazanın muhteşem bir çeşiti ve müşteri potansiyeli vardı..(Bu arada keser sapları asılı duran keserlerin,hemen altındaki süt makinalarının tasının içinde bulunurdu..)..Yazınız,beni Nostaljik bir rüya alemine sürükledi..Sağolun..Bilvesile babanız meslektaşımız Aslan beye Rahmetler Diliyor,Saygıyla yadediyorum..Esen kalınız.. Kamil Hilmi Dedeoğlu

Zeki revi      24.11.2021

Yüreğinize sağlık başkanım.Sayenizde böyle bir bilginin sahibi olmuş oldum.Hiç duymamıştım köprübaşının böyle de bir özelliği olduğunu.

Halit kahveci   [email protected]   24.11.2021

Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

cemalettin küçük   [email protected]   28.11.2021

Merhaba, Hasan Aksoy Amca vardı. Yaşasaydı 130-140 yaşında olmalıydı. Köprübaşı'nın ilk "demir usta"larından! 25-30 yıl önce öncesinde yaptığımız sohbette işi Rumlar göçmeden onlardan nasıl öğrendiğini aktarmıştı. Bu sohbeti geliştirerek kayıt altına alacaktık Ancak Hasan amca yada dedeyi kaybettik. Bütün bu süreci dedelerimden de dinlediğimde; onlarda bunun Rumlar'dan gelen bir zanaat olduğunu, nasıl gizlice öğrendiklerini aktarmışlardı. Aktarımlarında ki bilgi öyle güzel örtüşüyordu ki; (Ben metalurji yüksek mühendisiyim) teknik olarak net anlatımlardı. Genel bilgi için keserin önemi ve zanaat olarak kasabanın üretimden kopmasını güzel anlatmışsınız. Teşekkürler.

Halit acartürk   [email protected]    28.11.2021

Üretim üretim üretim her leyin başı üretim, o günde eve ekmek getiren üretimdi, bugünde üretim.ürerimi ne kadar artırırsak refah seviyemizi de o kadar artırabiliriz.

Hükmettin UZUNTAŞ   [email protected]   07.12.2021

Fatih Bey, Yazınızı zevkle okudum, yöremiz adına güzel bir konuya dikkat çekmşsiniz. Dedem Haci Mkdat Usta, Babam Haci Saadettin Usta Keser konusunda Yağmurlu mahallesinde önde gelen kişilerindendiler. Ben şahsım olarak keser atölyesinde gözümü açtım desem yeridir. Daha ilk okula gitmeden köyümüzde elektrik olmadığı içi keser tezgahında kara körük olarak bilinen körük çekerdim. Bu yazınızla o günlere götürdünüz beni. Bölgemizde demirciliğin ve keserin gelişimi konusunda KANCA makinanin teşvikleriyle bir araştırmam var. Bir ara sizinle paylaşabilirim. Selamlar.

Haydar   [email protected]   07.12.2021

Yazınızı dikkatle okudum. Bir taraftan bölgemizin önemli bir geçim kaynağı ve sanayisinin hazin bir son buluş hukayesini anlatırken bir taraftanda rakip şahsiyetler olsa dahi birbirlerine hürmet ve saygılarınin bitmeyen güzel örneklemelerini aktarmişsın. Aramızdan ayrılanlara rahmet yaşayanlara sağlık, sıhhat ve afiyet diliyorum.

Mustafa turhan      10.12.2021

Kardeşim eline ağzına sağlık mükemmel yazmışsın bize diyecek fazla bir şey kalmamış

Cevdet Malkoç   [email protected]   11.12.2021

Merhum Aslan Aksoy amcayı rahmetle aniyorum. Onun ticaret erbabi kimliginin yanısıra dost ve insani kimliği bende daha ön sırada yer alır. Herkesin düğününe, cenazesine, hastasına gider, kendisinden yaşca küçük de olsa dostlarını, akrabasını, sevdiklerini sıkça arar sorardı. Bütün evlatlarını gidebildikleri yere kadar okuması ayrıca takdire değer bir fedakarliktir. Ornek insan olması hasebiyle Yılın Babası seçildiğini de hatırlıyorum. Kendisinden biz razıyız, Allah da razi olsun. Onun yerinin doldurulması çok zor. Birbirinden değerli evlatlarının da aynı şekilde dost, mütevazı, ulkemiz icin çalışan, güzel ve onemli mevkikerde bulunması Aslan amcanın yokluğunda tesellimiz olacaktır. Cümle ölmüşlerimize Allahtan rahmet diliyorum.