SİVEREK    
03.Haziran.2026  |   734 Görüntülenme    |      |  


              -SiVEREK-

     Yazı başlığını okuduğunuzda birçok kişi “Siverek”  ile alakalı ne olabilir ki diye  içinden geçirmiştir diye düşünüyorum.

     Meslek hayatım boyunca tüm kararlarımı gerekçeli yazmak için büyük gayret gösterdim. Bu aslında yasanın emredici hükmü ama uygulamada, özellikle yetki ve görev uyuşmazlıklarına ilişkin kararlarda maalesef her zaman tarafların taleplerini karşılanmıyor.

    2004 yılında 5271 sayılı yeni CMK ile birlikte “iddianemenin iadesi” kavramı hukuk sistemimize yeni  girdi. Daha öncesinde iddianame adı altında ne yazılırsa yazılsın mahkemeler kabul etmek zorundaydı. 

   Datça Asliye ceza hakimi olarak çalışırken 1 Haziran 2005’te CMK’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte eksik olduğunu düşündüğümüz iddianamelerin iadesine karar vermeye başladık. Cumhuriyet Savcısı arkadaşlarla da uyum içerisinde çalışmamızın getirdiği hoşgörü ile “Bu artık yeni bir uygulama. Mahkemeler olarak biz iddianameleri iade ederiz, Siz itiraz edersiniz. Ağır Ceza nihai kararı verir, gücenmece, darılmaca yok” diye konuşup anlaştık. Eksik olduğunu düşündüğümüz iddianameleri sulh ceza mahkemesi hakimimiz de dahil olmak üzere iade ediyorduk. Sulh ceza mahkemesinin iade kararlarına itiraz mercii asliye ceza mahkemeleri olduğundan iade nedenlerini ve itiraz nedenlerini ayrı ayrı etraflıca değerlendirilip  karar veriyordum. Böylece hangi sebeple iade kararının yerinde olduğu veya olmadığını ayrıntılı ve gerekçeli olarak kararlarda belirtiyordum.

  Benim verdiğim iade kararları ise Muğla Ağır Ceza Mahkemesine gidiyordu. İddianamenin iadesi  müessesesinin hukuk sistemimize yeni gelmesinin getirdiği heyecan  ile birlikte eksik olduğunu düşündüğüm iddianameleri  ayrıntılı gerekçelerle iade ediyorduk. Cumhuriyet Savcılarımız da iddianameye gösterdiği özenin daha üzerinde bir özenle iade kararlarına itiraz ediyorlardı. İddianame bir sayfa ise iade kararına itiraz en az iki sayfa oluyordu.Özenle hazırlanan iade kararları ve özenle hazırlanan iade kararlarına itiraz dilekçelerine istinaden dosyaların gönderildiği Muğla Ağır Ceza Mahkemesinden heyecanla karar bekliyorduk. Acaba iade kararı mı yerinde bulunacak, yoksa itiraz dilekçesinde belirtilen hususlar doğrultusunda iade kararı kaldırılacak mıydı? Biz gerekçemizde ne yazarsak yazalım Muğla’nın iki kararı oluyurdu. Birincisi “itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden Datça Asliye Ceza Mahkemesinin iade kararının kaldırılmasına” 

ikincisi ise “iade kararındaki gerekçeler yerinde görüldüğünden itirazın reddine.”

  Bu iki karar şablonu dışında hiçbir hususu tartışma sözkonusu olmuyordu. Zamanla kararlarda az da olsa gerekçe olur diye bekledik ama iki şablon karar dışında karar gelmiyordu.

En son açılan üç kamu davasının iddianemelerinde ciddi eksiklikler olduğunu değerlendirerek çok daha ayrıntılı gerekçelerle bu üç dosyaya ilişkin iddianemenin iadesine karar verdik. C. Savcılarımız da özenle bu iade kararlarına itiraz ettiler. Merakla bu üç dosyanın Muğla’dan dönüşünü bekliyorduk. 

   Tabii ki bir üst mahkeme bizim gibi düşünmeyebilirdi. Zaten Ağır cezaların üç hakimli heyetten oluşmasının amacı da üç vicdandan geçmesi değil miydi?  Bir satır bile olsa iade kararlarımızın NEDEN yerinde görülmediğini öğrenmek istiyordum. 

Beklediğimiz üç dosya nihayet Muğla’dan gelmişti. Heyecanla dosyaların geldiği büyük zarfları açtım. Üçünde de sadece aynı şey yazıyordu, “itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden iade kararının kaldırılmasına, “ 

Benim çok ayrıntılı hazırladığım iade kararlarinin NEDEN yerinde görülmediğini bir satır ile karşılanması beni tatmin edecekti. ‘Demek ki Ağır ceza böyle düşünüyor’ diyebileceğim bir satır da olsa gerekçe.

  Muğla Ağır cezanın kararlarında hiçbir gerekçe olmaması nedeniyle bu üç dosyayı gerekçelerinin yazılarak gönderilmesi amacıyla tekrar Muğla Ağır Cezaya gönderdim.Gönderme yazısında da Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi,CMK gereğince her türlü kararın gerekçeli olması gerektiğini, oysa gönderilen üç dosyanın kısa karardan ibaret olduğunu, gerekçe içermediğini, gerekçelerinin yazılarak gönderilmesini istedim. Bu üç dosya kısa zamanda aynen geri geldi. Verilen kararların yerinde ve yeterli olduğu belirtilerek mahkememize gönderilmişti. Haricen de azar yedim. Polemik oluşturmamak adına dosyaları esasa kaydedip hemen yargılamaya başladık. Kararların gerekçesizliğinin insanlarda nasıl bir olumsuzluk oluşturduğunu bizzat yaşadığımızdan değişik iş veya itiraz dosyaları da olsa tüm kararlarımın gerekçeli olması için büyük özen gösterdim.

 Aradan uzunca bir süre geçtikten sonra Muğla Ağır Cezanın heyetinde yer alan bir meslek büyüğümüz ile Balıkesir’de aynı heyette çalışmak nasip oldu. Datça’da iken verdiğimiz iade kararlarına yapılan itirazlara ilişkin Muğla Ağır ceza mahkemesinin kararlarda hiç gerekçe olmadığı belirterek sitem ettim. Hakim Bey, iş yoğunluğundan bu tür kararları sadece heyetteki bir hakimin  hazırladığını, onun sunumu doğrultudunda karar verdiklerini, yoğunluktan ayrıca gerekçe yazamadıklarını söyledi.

    Hafta sonları çoğu zaman adliyedeydim. Çoğu zaman eşim ve çocuklarımla  akşam yemeğine yetişemedim ama işimi yasanın öngürdüğü doğrultuda yapmanın huzurunu yaşadım.

Günümüzde de özellikle yetki ve görev uyuşmazlıklarında, itiraz üzerine verilen kararlarda malesef genelde gerekçe yok.


   Bayram öncesi Ankara’ya meslek büyüklerini ziyarete gittiğimde bekleme odasında randevu saatimizi beklerken Siverek Ağır Ceza Mahkemesi Başkanları ve Siverek Başsavcısı ile tanıştık ve sohbet ettik. Asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararına itirazı üzerine Ağır cezanın itirazı reddetmesi neticesinde o yerde birden fazla ağır ceza mahkemesi varsa fiili görev uyuşmazlığı oluşup oluşmadığını sordular. Ben de hukuki bilgimi meslektaşlarım ile paylaştım. Meslektaşlarımın bana yetki ve görev uyuşmazlığına ilişkin kararların genelde gerekçe içermediğini, bizim dairenin yetki ve görev uyuşmazlığına ilişkin kararlarının da gerekçeli ve içtihatlı olduğunu, sadece kendilerinin değil bu hususta ülkemizdeki çoğu  meslektaşın  bizim dairenin kararlarını takip ettiklerini söylemelerinden büyük mutluluk ve gurur duydum.

  Görev ve yetki uyuşmazlıklarına ilişkin dosyaları bizzat kendim  inceleyerek heyete sunmaktayım. Yedi yıldır başkanlığını yaptığım bu dairede 2000’den fazla yetki ve görev uyuşmazlığına ilişkin dosyanın tamamına yakınını gerekçeli ve içtihatlarla destekli olarak bizzat hazırlayıp heyete sundum. Bazen bir konuyu belki bir kaç gün araştırdığım oldu.

  Belki yoruldum ama ülkemizin uzak ve  güzel bir diyarında görev yapan  meslektaşlardan övgü dolu sözler duymak tüm bu yorgunlukları aldı, mutluluk ve gurura dönüştürdü.

 Bu yazı çok Nadir kaleme aldığım mesleki bir yazı oldu.

Başka yazılarımda buluşmak üzere tüm dostlara selamlar…


Sizde Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?

Ad Soyad
Email
Yorum

f8fRk2




Orhan Topal   [email protected]   03.06.2026

Genç yargi mensuplarinin ufkuna ve duygularına tercüman olabilmek adına mükemmel bir yazı olmuş değerli Başkanım. Elinize, kaleminize, beyninize sağlık. İyi ki varsınız.

Fatma Aksoy   [email protected]   03.06.2026

Mesleki anlamda değerli meslektaşlarına örnek teşkil edecek bir yazı olmuş. Her zamanki gibi çok güzel ve anlamlı bir yazı olmuş. Kalemin daim olsun canım.

Abdulaziz Yıldırım   [email protected]    03.06.2026

Çok kıymetli başkanım sizin ile kısa süreliğine de olsa sohbet etme fırsatı bulduk, sohbetiniz keyifli ve samimiydi, yazılarınızı sürekli takip etmekteyim son yazınızda siverekten ve bizlerden bahsetmeniz bizleri onure etmiştir. bizleri ve genç meslektaşları aydınlatan engin bilgilerinizle faydalanmak dileğiyle kaleminiz daim olsun…

Yusuf Ziya Çelikoğlu   [email protected]   03.06.2026

İşini severek yapanları ve sorumluluklarını bilen insanları seviyorum. Sizde bu yüzden fark yarattınız sayın başkanın Selam hürmetler

Oğuz TİEK   [email protected]   03.06.2026

Sayın başkan ve sayın büyüğüm yaklaşık 3 yıl Siverek'te görev yaptım gerçekten ağır cezalı çok fazla dosya var , mesleğe ilk başladığımda gerçeği konuşmak gerekirse küçük bir ön yargımız vardı bu dosyalarla alakalı neden bitmedikleri ile alakalı ancak şunu gördüm gerçekten bir konuda takdir yetkisi kullanmak gerekçeli karar yazmak Deniz Derya bir iş bunu ancak bilen bilir sizin de bu hususta titiz olmanız Siverek gibi 300 bin nüfuslu ilçede hakimlerimizin sizi örnek alması doğru yolda olduklarıı şüphe getirmez bir gerçek insan yolun başında doğru bir rehber edinirse yolun sonu da selamettir Allah sizin de onların da sayısını arttırsın inşallah

Abdullah YILMAZ   [email protected]   03.06.2026

Sayın Başkanım, bu satırlarda emeğin, sabrın ve meslek sevdasının izleri var. Verdiğiniz emeklerin meslektaşlarınız tarafından takdir edilmesi bizleri de gururlandırdı. Köprübaşı'mızın yetiştirdiği değerli insanlardan biri olarak her zaman örnek oldunuz. Emeğinize ve yüreğinize sağlık.

Harun FETTAHOĞLU      03.06.2026

Sayın Başkanım genç bir hukukçu olarak mesleki tecrübeniz ve gayretinizi kaleme aldığınız yazınızın çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Sizin de söylediğiniz gibi gerekçenin niteliği vatandaşlar ve hukukçular için çok önemli bir konu maalesef yargı sisteminde iş yoğunlu sebebiyle dosyaların niceliği miktarı arttıkça nitelikleride ters orantılı şekilde düşmekte bu konuda bir iyeştirmenin yapılması gerekmekle beraber tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

Mahmut Bulut      03.06.2026

Aklıma 15 yaşında bir olaya şahit olarak yazilmam dan dolayı ilk hakimle tanışmam geldi. İfade sonrası duruşmayı başka bir tarihe erteleyince ben ' birdaha duruşmaya gelemeyeceğimi söyleyince ' hakim de sen bilmiyor musun paran çoksa kefil ol işin yoksa şahit ol diye sözü hatırlatmıştı. Selâm olsun işini hakkıyla yapıp vatandaşa hukuk a güven sağlayan yargı mensuplarına. Sağ olun var olun sayın bakanım.

Alassane Zongo   [email protected]   03.06.2026

Çok güzel bir yazı olmuş. Emeklerinizin ve çalışmalarınızın takdir edilmesi gerçekten sevindirici. Kaleminize sağlık.

Fazlı Olgun      03.06.2026

Genç meslektaşlara örnek teşkil edecek güzel bir yazı olmuş. Tebrik eder başarılarının devamını dilerim.

Muhammed eren koman   [email protected]   03.06.2026

Fatih bey işini hakkıyla yapan bir insan çok dürüst bir insan kendisini çok tebrik ediyorum

Nergis Yazıcı   [email protected]   03.06.2026

Çok saygı değer hakim bey maalesef hukuka adalete umudumuzu ve güvenimizi yavaş yavaş yitirdiğimiz bu günler de sizlerin varlıkları bizlere ışık oluyor umut oluyor. Sizler gibi insanlar hep var olsun yeni gelecek nesile ışık olsunlar umut olsunlar yol göstersinler ki bizim de umudumuz hep var olsun.

Turgut Gök      03.06.2026

Kıymetli Başkanım , kaleminize sağlık , gerçekten çok güzel ve anlamlı bir yazı olmuş.Kararların gerekçeli olması ilkesinin sadece kararı veren mahkemeler için değil o kararı itiraz, istinaf ve temyiz kanun yolu uyarınca inceleyip karar veren mahkemeler bakımından da geçerli olduğunu ve olması gerektiğini çok güzel anlatmışsınız. Özellikle “ Özenle hazırlanan iade kararları ve özenle hazırlanan iade kararlarına itiraz dilekçeleri “ ifadenizi okurken birden Ceza Hakimi olduğum dönemi hatırlayıp gayri ihtiyari gülümsediğimi farkettim. Bu anlamda yazınızı edebi yönüyle de oldukça değerli bulduğumu söylemeliyim. Gerek mesleki gerek edebi çalışmalarınızda nice başarılar dilerim.

Emrah Çetin   [email protected]   04.06.2026

Sayın Başkanım, Bu yazınızı büyük bir ilgi ve takdirle okudum. Hukuk uygulamasında gerekçenin yalnızca bir şekil şartı değil, adil yargılanma hakkının ve yargıya duyulan güvenin temel unsurlarından biri olduğunu çok etkili bir şekilde ortaya koymuşsunuz. Sizi yakından tanıyan bir akademisyen ve hukukçu olarak, kararlarınızda gösterdiğiniz titizliğin, emek ve araştırmaya verdiğiniz önemin bu yazıda da açıkça yansıdığını görmekten memnuniyet duydum. Özellikle görev ve yetki uyuşmazlıklarına ilişkin kararlarınızın gerekçeli ve içtihat temelli olması, uygulamaya önemli katkılar sunmaktadır. Mesleğe ve hukuka duyduğunuz saygının genç hukukçular için de değerli bir örnek oluşturduğunu düşünüyor, kaleminize sağlık diyorum. Saygılarımla...

Leyla Yazıcı Bayar   [email protected]   04.06.2026

Tebrik ediyorum

Osman Kenan Aksoy   [email protected]   04.06.2026

Çok kıymetli bir yazı oldu. Aslında arkanızdan gelen meslektaşlarınız için bu tür mesleki yazılara devam etmelisiniz. Böylece mesleki hafıza oluşmuş olur. Başarılar diliyorum

Serkan Ustaalioğlu   belş[email protected]   04.06.2026

Maşallah ,Adalet Temel Bir Değerdir Bir Kere Girdimi Heryere Temas Ediyor ,Başarılar Dilerim …

Bayram Köseoğlu   [email protected]   04.06.2026

Sayın Başkanım; Hukuk düzenine sağlamış olduğunuz katkılarından dolayı sizi tebrik ediyorum. Nice güzel kararlarınız ile genç hukukçuların yolunu aydınlatacağınız muhakkaktır.

Hakan Demir   [email protected]   04.06.2026

Sayın Başkanım, yazınızı baştan sona kadar okudum çok beğendim ülkemiz adaletine sunmuş olduğunuz katkılardan dolayı teşekkür eder aynı duygu ve düşüncelerden dolayı sizleri tebrik ederim saygılar ve selamlar

Eşref SUNGUR      04.06.2026

Sayın Başkan, kıymetli kardeşim, hukukçu değilim, bu konuda referans sahibi de değilim. Ancak hayattan aldığımız dersler ve edindiğimiz tecrübelere dayanarak haddimi aşmadan şunu söyleyebilirim. “ Hayatın olağan akışı içerisinde, insan hayatını etkileyen ve insan hayatına yön veren tüm kararların kesinlikle gerekçeli ve içtihatlı olması gerektiğini düşünüyorur ve böyle olması gerektiğine inanıyorum. Selam ve saygılarımla..